Web'te & Site'de Ara :

Heute ist der

Almancam Sözlük

Aramak istediginiz kelimeyi yazınız:

www.almancam.com
Almanyanın Gerçekleri

Kategori :   Almanya
Okunma :   5087
   
 

 

 

.........  

Ülkemiz gençliğin ortak bir arzusu var: bir an önce yurt dışına çıkmak. Bu amaç uğruna dil kurslarına gidiliyor, (varsa) yurt dışındaki akrabalarla daha bir samimi olunuyor, green card basvurulari yapiliyor... Yurt dışına çıkmak, Türkiye’nin şartlarından bir an önce kurtulmak için elden ne geliyorsa yapılıyor. Bunun sebebi çok açık: Gerek medya, gerekse bazı „aydın fikir adamları“, sınırların öteki tarafında olanları öve öve bitiremiyor, orada her şeyin mükemmel olduğu görüntsünü toplumda yaygın hale getiriyorlar. Tabi gerçeği yansıtmayan, hoş birer görüntü olmaktan öteye gidemeyen yabancı filmler de cabası. Amerika herkesin hayallerini süslerken, Avustralya ve Almanya gibi ülkeler de ikinci sırada yer alıyor. İşte bu ülkelerden biri olan Almanya’dan biraz bahsetmek istiyorum.

 

Almanya’da hayatın kolay olduğunu, buraya ‘‘kapak attıktan sonra’’ her şeyin kendiliğinden yürüyeceğini zanneden arkadaşlar, buraya geldiklerinde büyük bir hayal kırıklığı yaşarlar. Çünkü beklentilerin aksine, bir masal diyarı değildir Almanya. Hayat, tüm gerçekliği ile burda da karşılarına çıkar. İşin en başında, havaalanında pasaport kontrol noktasındaki polisin, size bir hakimin suçluya baktığı gibi bakması, pasaportunuzun en kuytu köselerini bile büyük bir dikkatle inceleyerek, (bir sorun çıkmazsa) isteksiz bir şekilde girişinize izin vermesiyle karşılaşırsınız. Siz daha „Sanki buraya okumaya vada calismaya değil, suç islemeğe geldik!” diye düşünürken, ikinci bir sürprizle karşılaşırsınız: Hayat pahalılığı. Almanya’da şehirlerarası yolculuklar trenle yapılır, havalimanından okulun olduğu şehre gitmek amacıyla, 20-30 km gibi bir yola tren bileti almak istiyorsanız, 10 Euro civarında bir para vermeniz gerekecek. Eğer mesafe daha uzaksa en kötü ihtimal 100-150 Euro’ya kadar bir ücret vermeniz gerekebilir.

 

Okulunuza geldiğinizde, yurtta yer bulmanız çok zor, çünkü dolu olmakla kalmıyor, sıra bekleyenler bile oluyor. Yani öğrenci işlerinde filanca yurt için isim yazdırıyorsunuz, ve bu yurda bir sene sonra geçiyorsunuz! „Ben en iyisi oda tutayım“ diye düşünüyorsanız, sunu bilmeniz gerekir: En uygun odayı tutamayabilirsiniz, çünkü bazı insanlar yabancılara oda kiralamıyor. Bir oda bulduğunuzu ve yerleştiğinizi farz edelim (yani aylık 250 Euro gibi bir masrafı gözden çıkardığınızı). İşte asıl iş bundan sonra başlıyor. Ders kitapları icin ortalama 150 Euro, yemek masrafı günlük 3-5 Euro, bir paket sigara 3 euro... Tabi masrafları çoğaltmak mümkün. İş imkanlarına gelince, üniversite öğrencileri, okulun kendi bünyesinde barındırdığı is bulma kurumlarına müracaat ederler. Servis sektöründe, öğrenciler için iş imkanları mevcuttur. Örnek olarak garsonluğu gösterebiliriz. Ama burada da bir sorun var: yabancı öğrenciler için çalışma kısıtlaması, yani istediğiniz kadar çalışamazsın. Haftalık belli bir saat limiti var. Yani “Hem okurum, hem de zengin olurum“ şeklinde hayaller kurmamak gerekir.

 

Bilindiği gibi Almanya, genelde yağışlı olan soğuk bir ülkedir. Tıpkı iklimi gibi, insanları da soğuk ve daima mesafeli. Gençlerde biraz olsun sıcak kanlılığa rastlanırken, ( elbette bunda burda yasayan Türklerin Alman gençlerini etkilemiş olmalarının da payı var) yaşı daha büyük olanların nerdeyse tamamında bu soğukluk gözlenebilir. Bu insanlar katı kurallar çerçevesinde yaşıyorlar. Mesela „Ben çalışayım da çolum çocuğum yesin“ düşüncesine hiç rastlanmaz. Ailenin durumu iyi olsa bile, çocuk reşit olur olmaz bir şekilde para kazanmak zorundadır. Geçenlerde yaşlı bir Alman'ın dükkanına gitmiştim. Beğendiğim bir şeyi almak istiyordum ama pahalı geliyordu, indirim yapmasını istedim. O da indirim yapamayacağını, daha muhasebecisine borcunun olduğunu söyledi. ”Siz de sonra verin borcunuzu, muhasebeci tanıdık değil mi?“ dediğimde, şu cevabı verdi: ”Muhasebeci benim oğlum. “ Muhakkak ki Almanya’da her şey de olumsuz değil. Mesela insanlar burada daha özgür. Hangi fikrin, hangi dünya görüşünün mensubu olursanız olun, Alman devleti tutup da size „Kardeşim sen niye böylesin?” demiyor. Burada insanlar dini inançlarını da daha rahat yasayabiliyor, başı kapalı veya sakal uzatıyor diye okul hayatından mahrum edilmiyor. Buna rağmen Almanların arasında yabancıları dışlayanlar var. Ne de olsa onların tarihi böyle olaylarla dolu, bir anda silip atamıyorlar beyinlerinden...

Üniversitelerde yabancı ögrenci oranı genelde yüksektir. ( Bu oranın en yüksek olduğu okul Darmstadt Üniversitesidir.Bu okulun öğrencilerinin %16’si yabancıdır) Dünyanın her yerinden gelen öğrencileri görmek mümkün. (Genelde onların muhabbeti, alman öğrencilerin muhabbetinden daha iyidir!) Ögrencinin profesörlerle ilişkisi gayet olumludur, mesela dersten sonra bir profesöre rahatlıkla gidip anlamadığınız yeri sorabiliyorsunuz. Profesör kafasına göre sizi mimleyip sınıfta bırakamıyor. Eğer haksiz yere sınıfta bırakırsa,mahkemeye veriyorsunuz, kazanma ihtimaliniz yüzde yüz. Ayrıca, burada bir üniversiteye girmek icin ÖSS sonucunuzun da yüksek olması gerekmiyor. Çoğu kez barajı geçmiş olmak yeterli oluyor. Ama bu, bir yanlış anlaşılmayı da beraberinde getiriyor: Üniversite derslerinin kolay olduğu zannediliyor. Ben de öyle sanmıştım, dönem başlayınca hiç de kolay olmadığını anladım. Dersler gerçekten zor, buna bir de alman dilinin zorluğunu eklerseniz, gerisini siz düşünün...

 

Simdi de daha farklı bir şeye değinmek istiyorum, üniversite hayatı boyunca gizli bir üzüntünüz olacak olan yalnızlığa. 80 milyondan fazla insanın yaşadığı Almanya’da, sizi anlayacak birini bulmanız cok zor. Alman öğrencilerle muhabbet kurarsınız elbette, ama zaman onlardan biri olmadığınızı hissedersiniz. Zaten fazla sıcak bir muhabbet de kurmazlar. Burada yetişen Türklerin geneli, Alman kültürünün bir kısmını hep yanlarında taşıdıkları icin onlarla anlaşmanız kolay olmayacak. Hepsi olmasa bile, çoğu Almanların soğukluğunun izlerini yüzlerinde taşıyor. Hareketleriyle, hayata bakış açılarıyla Türkiye’de yetişen bir insandan farklılar...

 

 

 

Gerçi onların bir suçu yok, doğduklarında bu kültürün icinde bulmuşlar kendilerini, yani seçme şansları olmamış. İdeal bir durumda ise sizin gibi Türkiye’den gelmiş arkadaşlarla tanışırsınız. İşte en sağlam dostlukları doğal olarak onlarla kurarsınız. Yalnız, binlerce ögrencinin arasında birbirinizi bulmanız biraz zor. Benim anlatmaya çalıştığım gerçekler, bizim kendi gerçeklerimizdi aslında. Türkiye’de alışık olduğumuz ve birazda küçümsediğimiz her şeyi, uzak kaldığımız zaman özleyeceğimiz gerçeği. “Her şeyin en iyisi yurt dışındadır“ düşüncesinin yanlış olduğu gerçeği , para sıkıntısının dünyanın her yerinde var olduğu gerçeği ve bir hayal uğruna yıllarca yalnız kalmanın kolay olmadığı gerçeği. Bunların gözardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum...

 

Kaynak: www.turkstudent.net

  .........

Footer