Web'te & Site'de Ara :

Heute ist der

Almancam Sözlük

Aramak istediginiz kelimeyi yazınız:

www.almancam.com
Grammatik - Dil Bilgisi / Belgisiz Zamir (Das Indefinitpronom)


Almanca’da bazen her hangi bir nesneyi veya kişiyi tam olarak belirtmek mümkün olmadıgı durumda belgisiz zamirler bir şahıs veya varlık hakkında özel  anlamda bilgi verirler.

[ Kelime Kutum ]

[ Ders Notlarım ]

....
 
..

Örnegin, oturmuş olduğumuz binada veya çalıştığınız  yerde bir kaç ay önce olan bir şeyin söylendiğini düşünelim bir ay sonra sırası geldiğinde söylenen şeyin kimim tarafından söylendiği aklınıza gelmeyebilir. Bu durumda; Bunu birisi söyledi, deriz. Acaba örnek olarak verdiğimiz bu cümlede ismin yani o sözü anlatan kişinin yerini hangi kelime  almaktadır?


Bunu kendi kendimize sorarız. Bunu kim söyledi? almış olduğumuz cevap ,,birisi’’ olur. İşte bu birisi kelimesi bir belgisiz zamir dir.


Birisi, o sözü söyleyen hakkında bir bilgi vermediginden belgisiz zamirdir. Sevdiğiniz ele vermek istemediğiniz bir arkadaşınızın küçük bir hata yaptığını düşünün. Öğretmeniniz, sizin yanınıza gelerek bu işi kimin yaptığını soruyor. Siz de: Bilmiyorum herhangi birisi yapmış" diyorsunuz. Bu vermiş olduğunu cevap cümlesinde de kabahati kimin işlediğini söylemek istemediğiniz için HERHANGi BİRİSİ dediniz. Yine kabahati işleyen hakkında ne isimm,  nede bir bilgi verdiniz. Demek ki, kabahati kim işledi “herhangi birisi" yine belgisiz bir zamir yapmis oluyoruz.


ein

bir

irgendeiner

herhangi birisi

einige

birkaç, bazı

etliche

bir hayli, birçok

etwas

biraz, birşey

all

bütün, hepsi

jed (kök)

herkes

jemand

birisi, biri

sämtliche

bir çok

man bu konu ayrıca antatılacak !

manche

bazıları

niemand

hiç kimse



Saymış olduğumuz belgisiz zamirlerle ilgili gerekli bilgiyi verirken, tek tek bu zamirleri ele alarak konu ile ilgili cümleler yapalım.


EIN: Türkçe’de bildiğiniz gibi bir dir. Almanca’da, Türkçe’mizde olduğu gibi o birisi ile konuşuyor veya o birisine yolu tarif ediyor” derken de bir sayısından faydalanırız.


ein belgisiz zamirini ismi hallerine göre çekelim.


DER

Nominativ

- einer

Genetiv  

- ………

Dativ

- einem

Akkusativ

- einen



DİE

Nominativ

- eine

Genetiv  

- ……

Dativ

- einer

Akkusativ

- eine



DAS

Nominativ

- ein (e) s

Genetiv  

- ……..

Dativ

- einem

Akkusativ

- ein (e) s


Örnekler

- lch habe das mit einem besprochen./  Ben bunu birisi ile konuştum.

- Er redet mit einem. / O birisiyle konuşuyor.

- Das Marmarameer hat eine der schönsten Küsten der Türkei.

- Marmara denizi Türkiye'nin en güzel sahillerinden birine sahiptir.

- Er geht mit einem Mädchen spazieren. / O bir kızla gezmeye gidiyor.

- Er ist mit einem nicht zufrieden./ O bir tane ile yetinmiyor.

 

irgendeiner: herhangi biri


Irgendwer  Almancada cok kullanılan belgisiz zamirlerdendir herhangi birisi anlamına gelir. Dativ hali irgendwem Akkusativ hali ise irgendwen dir. Çoğul hali ise yalın halde irgendwelche, Dativ halde irgendwelchen, Akkusativ de ise igendwelche olur. Çoğul durumda Genetiv hali kullanılmaz. Almanca dilbilgisinde ,irgend" kökünden türeyen fakat çekimleri olmayan başka kelimeler de bulunur. Bunların başlıcaları şunlardır.


irgendwie

- herhangi bir şekilde

irgendwann

- herhangi bir zaman ne vakit olursa..

irgendwo

- herhangi bir yerde

irgendetwas

- herhangi bir şey


- Er wird das irgendwie lösen. / O bunu herhangi bir şekilde halledecek.

- lch werde das irgendwie erklären. / Ben bunu herhangi bir şekilde izah edeceğim,

- Irgendwann, irgendwo gibt es ein Wiedersehen. / Herhangi bir zaman, herhangi bir yerde buluşmak var kaderde .

- lch habe ihn irgendwo gesehen. / Ben onu herhangi bir yerde gördüm,  

- Wir möchten irgendetwas essen. / Biz bir şeyler yemek istiyoruz.  

 einige - birkaç, bazı, bir hayli




Kullanıldığı yerlere göre, bir hayli anlamına da gelmekte dir.


Örnekler;


- Einige  vertreten diese Meinung.

- Bazıları bu fikri savunuyorlar.


- Er hat auch darüber einige Ideen.

- Onun  bu konuda bazı fikirleri var.


- lch habe im Leben einige Erfahrungen gesammelt.

- Ben hayatta bir hayli tecrübeler kazandım,


- Wir hahen auch einige Sorgen.

- Bizimde bazı  dertlerimiz var.

 

etwas - biraz, bir şey


Bazen was olarak kısaltılsada Etwas belgisiz zamirinin so ilede kullanılır. Genellikle so etwas ın Türkçe’deki anlamı, öyle bir şey, böyle bir şey, böyle şeydir.


- Etwas Geduld müssen Sie haben / Sie müssen etwas Geduld haben. 

- Biraz sabırlı olmanız lazım.


- Erzählen Sie mir etwas Neues.

- Bana yeni bir şey anlatınız.


- Darf ich Ihnen etwas sagen ?

- Size bir şey söyleyebilirmiyim ?


- lch habe so etwas nicht gesehen / lch habe sowas nicht gesehen.

- Ben böyle bir şey görmedim.


- lch möchte etwas essen.

- Ben biraz yemek istiyorum,


- Kannst du nicht etwas anderes singen?

- Başka bir şarkı söyleyemez misin?
 

 

alle - bütün, hepsi


şahıs veya olayların çoğul halilerde cümlede kullanılır.


- Ich habe alles gegessen.

- Ben hepsini yedim.


- Alle Kinder gehen in die Schule.

- Bütün çocuklar okula gidiyorlar.

- Wir haben alles erklärt. 

- Biz hepsini izah ettik.


- Aller Anfang ist schwer.

- Bütün başlangıçlar zordur.


- Alle Bäume blühen im Frühling.

- Bütün ağaçlar ilk baharda açarlar.


- Ich wünsche dir alles Gute.

- Sana her şeyin yolunda gitmesini dilerim.

 

All belgisiz zamiri var ve mit edatları ile de sık sık kullanılırlar.


- Sie müssen vor allem einen Beruf erlernen.

- Siz herşeyden önce bir meslek öğrenmelisiniz.  


- Er ist vor allem reich.

- O her şeyden evvel zengin.


- Du musst mit allem rechnen.

- Senin her şeyi hesaba katman lazım.


- Mit aller Kraft.

- Bütün gücüyle.


- Die Nachrichten aus aller Welt,

- Bütün dünyadan haberler.

 

All, bir edat ile kullanılırsa uğramış olduğu değişim belirli tanım harflerindeki gibidir.


 

jed - herkes


Türkçe’de herkes anlamına gelir cümleye girişinde belirli tanım harflerinin eklerini alır ve tekil şahısların önünde kullanılır.   Tek başına bir ismin önüne gelirse sonuna belirli tanım harflerinin  eklerini alır.


der Mann

- adam

jeder Mann

- her adam

die Frau

- kadın

jede Frau

- her kadın

das Kind - çocuk
jedes Kind - her çocuk

  

bu duruma göre:


der - (er) ekini

die - (e) ekini

das - ise (es) ekini alır.


Birkaç örnek verelim.


- Jeder Mensch will im Leben vorwärts kommen.

- Her insan hayatta ilerlemek isler.


- Jede Frau ist gleichberechtigt.

- Her kadın eşit haklara sahiplir.


- Wir fahren jedes Jahr in Urlaub.

- Biz her sene izine gidiyoruz


- Jedes Kind braucht Mutterliebe.

- Her çocuğun ana şefkatine ihtiyacı vardır.


- Das weiss jeder.

- Bunu herkes biliyor.


Jed belgisiz zamiri herhangi bir edatla kullanılırsa o edatın aldığı zamana göre değişime uğrar ve Jed 'le başlayan cümleler devrik cümle olur.


Örnekler:

mit  ismin dativ hali ile kullanılırsa.


Sie reden mit jedem.

Siz herkesle konuşuyorsunuz.


mit dativ aldığından jed -em takısını aldı.


Er wird auf jeden Fall kommen.

O mutlak surette gelecek.

(auf - akkusativ ekini aldı)


der ismi artikeline sahip olan gün için

der Tag her gün derken.


jeden Tag - deriz.

 

Ismail her gün çalışıyor.

Ismail arbeitet jeden Tag .


die Woche - hafta

jede Woche - her hafta

 

 

 jemand - biri, birisi


- Das hat mir jemand erzählt.

- Bunu bana birisi söyledi.


- Hat jemand nach mir gefragt? 

- Beni birisi sordu mu?


- Das hat irgend jemand gemacht.

- Bunu herhangi birisi yaptı.

 

man

Man belgisiz zamiriözel bir anlam taşıdığı gibi, bahsi geçen konunun herkes için geçerli oldugunu belirtir, Almanca da oldukca k kullanılır. Herhangi bir şeyin yasaklandığını ve bu yasagın herkes için gecerlili oldugununu belirtir.


Man belgisiz zamiri ile kullanılan fiiller daima üçüncü şahısa göre çekilir. Türkçe’de beraberinde bulunan fiile göre; yapılır, edilir, anlamına gelir bir fiille kullanmadan önce normal fiilin üçüncü tekil şahsa göre çekimini bilmemiz gerekir.


Örnekler:


gitmek - gehen
gehen in üçüncü tekil şahsa göre çekimi
er geht - o gidiyor
   
Şimdi er şahıs zamirini kaldırır ve er’ in yerine man belgisiz zamirini koyarız.
man geht - gidilir.
   
man macht - yapılır.
man sagt - söylenir
man trinkt - içilir
man lacht - gülünür
man denkt - düşünülür
man isst - yenilir
man glaubt - inanılır


Man belgisiz zamirinin yardımcı fiillerle çekimi


man kann (können)

man darf (dürfen)

man muss (müssen)

man soll (sollen)

man will (wollen)


Örnek cümleler:


- Man darf hier nicht fotografieren.

- Burada resim çekilemez,


- Man kann das so sagen.

- Bu böyle söylenebilir.


- Man kann das so machen.

- Bu böyle yapılabilir.


- Das kann man so essen.

- Bu böyle yenilebilir.


- Kann man das so machen?

- Bu böyle yapılabilir mi?


- Man kann alles, wenn man will.

- İnsan isterse her şeyi yapabilir.


- Man soll anständig sein.

- Terbiyeli olmalı.


- Man soll ehrlich sein.

- İnsan doğru olmalı.


- Man muss wissen, wann man Recht hat.

- İnsan ne zaman haklı olduğunu bilmeli.


- Man darf hier nicht rauchen.

- Burada sigara içilmez.


- Man darf hier nicht angeln,

- Burada balık tutmak yasaktır.


- Man muss vorher die Formulare ausfüllen.

- Önce anketlerin doldurulması gerek.


- Die Suppe soll man heiss essen.

- Çorba sıcak yenmeli.
 

- Man soll im Leben sparsam sein.

- İnsan hayatla tutumlu olmalı.


- Man darf in der Bibliothek nicht reden.

- Kütüphanede konusulmaz.


- Man soll sich täglich waschen.

- İnsan her gün kendini yıkamalı,


- Man soll  viel  wasser trinken.

- İnsan fazla su içmeli.


- Man soll nicht alles ernst nehmen.

- İnsan her şeyi ciddiye almamalı.


- Man soll nicht jedem glauben.

- İnsan herkese inanmamalı.    

 

manch - bazı - bazı kimse

Türkçe’de bazı ve bazı kimse gelir ve Almanca’da sonuna erkek ve dişi cinse ait belirli tanım harflerinin takılarını alırlar.


bazı kadınlar - manche Frauen

bazı kadın - manche Frau

bazı adam - mancher Mann


ismin çoğul hali ile durumunda artikel ne olursa olsun manche olarak ismin gelir.


bazı adamlar - manche Männer

bazı çocuklar - manche Kinder

bazı bayanlar - manche Damen


cümle halinde örnekler:


- Manche Pflanzen wachsen im Meer.

- Bazı bitkiler denizde yetişir.


- Manche Leute suchen die Einsamkeit.

- Bazıları yalnızlığı arıyorlar.


- Mancher kommt nicht zum Ziel.

-.Bazıları gayelerine ulaşamıyor.


- Manche Türken sprechen gut Deutsch.

- Bazı Türkler iyi Almanca konuşuyorlar.


- Manche Arbeiter bekommen wenig Stundenlohn.

- Bazı işçiler az saat ücreti alıyorlar.


- Manche Schüler sind sehr inteligent.

- Bazı öğrenciler çok zeki,


- Manche menchen lernen schnell Deutsch.

- Bazı insanlar hızlı öğrenirler.

 

niemand, hiç biri - hiç bir kimse


Niemand, jemand belgisiz zamirinin negatif anlama taşır. Çoğul hali yoktur. Sonuna takılan ekler belirsiz tanım harflerin ekleri gibidir.


Nominativ niemand hiç bir kimse
Genetiv niemand hiç bir kimsenin
Dativ niemand(em) hiç bir kimseye
Akkusativ niemand(en) hiç bir kimseyi
     

Parantez içersinde belirttilen eklerin kullanılması şart değildir.


Örnekler:

- Davon kann mich niemand überzeugen.

- Bundan beni kimse ikna edemez,


- lch kenne niemanden.

- Ben kimseyi tanımıyorum,


- Heute darf mich niemand stören.

- Beni bugün kimse rahatsız edemez.


- Niemand hilft mir.

- Bana hiç bir kimse yardım etmiyor.


- Mein Recht kann mir niemand nehmen.

- Benim hakkımı kimse alamaz.


- Niemand darf mich besuchen.

- Beni kimse ziyaret edemez.


- Auf der Strasse ist niemand zu sehen.

- Caddede hiç kimse görünmüyor.


- Niemand zeigt Ihm den Weg.

- Ona kimse yolu göstermiyor


- Hier war niemand.

- Burada kimse yoktu.


- Ihn kann niemand überzeugen.

- Onu kimse ikna edemez.


- lch  habe hier niemand gesehen.

- Ben burada kimseyi görmedim,


- Das kann niemand beweisen

- Bunu kimse ispat edemez.

...



Kullanıcıların Yorumları