Web'te & Site'de Ara :

Heute ist der

Almancam Sözlük

Aramak istediginiz kelimeyi yazınız:

www.almancam.com
Grammatik - Dil Bilgisi / Hakiki ve Hakiki dönüşlü olmayan fiiller ( echte und Unechte reflexive Verben)


Bu guruba giren fiiller daima hakiki dönüşlü bir zamire sahiptirler. Bu fiillerden bazılarını sayalım:

[ Kelime Kutum ]

[ Ders Notlarım ]

....
 
..

Hakiki dönüşlü olmayan fiiller (reflexive Verben)


sich schämen

utanmak

sich erkälten

üşütmek

sich wundern

hayret etmek

sich erholen

dinlenmek

sich Sorgen machen

merak etmek



sich vornehmen

bir şeye karar vermek

sich sehnen

hasretini çekmek

sich gedulden

sabır etmek

sich kümmern

ilgilenmek, karışmak



sich erkundigen

sormak, bilgi edinmek

sich beeilen

acele etmek

sich aneignen

benimsemek

sich aufregen

heyecanlanmak

sich freuen

sevinmek

sich unterhalten 

eğlenmek

 

Hakiki dönüşlü olmayan fiiller (Unechte reflexive Verben)


sich irren

şaşırmak

sich waschen

yıkanmak

sich schützen

korumak

sich verstellen

sahte tavır takınmak

sich vertragen

geçinmek, barışmak

sich verlaufen

yolunu şaşırmak, kaybolmak

                    

Bu guruba giren fiiller olayın oluş şekline göre, şahıs zamirlerinin diğer halleri ile de cümleye girerler. Örnegin sich schützen korumak fiilini  incelersek


ich schütze mich

ben kendimi koruyorum

ich schütze den Mann

ben adamı koruyorum

ich schütze ihn

ben onu koruyorum

ich schütze mein Kind

ben çocuğumu koruyorum


Konu ile ilgili Örnekler:



- Ich freue mich heute wie ein Kind.

- Ben bugün çocuk gibi seviniyorum.



- Er wird sich morgen beim Arbeitsamt erkundigen.

- O yarın iş ve işçi Bulma Kurumundan malumat alacak.


- Er wird sich im Urlaub richtig erholen.

- O tatilde iyice dinlenecek.


- Wir freuen uns alle.

- Biz hepimiz seviniyoruz.


- Du wirst dich erkälten.

- Sen kendini üşüteceksin.


richtig – doğru  anlamına gelmekle beraber bu gibi yerlerde iyice anlamına da gelir.


Örnegin:


- lch bin richtig müde.

- Ben iyice yorgunum.


- Sie freuen sich sehr.

- Siz çok seviniyorsunuz.


- lch sehne mich nach meiner Familie.

- Ben ailemin hasretini çekiyorum.


- lch muss mich bei der Personalabteilung genau erkundigen.

- Benim Personel Bürodan tam olarak sorup, öğrenmem lâzım.


- ich beeile mich.

- Ben acele ediyorum.


- Sie müssen sich etwas gedulden.

- Sizin biraz sabır etmeniz lazım.


- Freuen Sie sich sehr?

- Siz çok seviniyor musunuz?


- Er wundert sich selbst.

- O kendi kendine hayret ediyor.


- Sie müssen sich elwas beeilen.

- Sizin biraz acele etmeniz lazım.


- lch schäme mich, Ihnen das zu sagen.

- Ben bunu size söylemeye utanıyorum.


- Er schämt sich immer.

- O her zaman utanıyor.


 

Bazı cümlelerde dönüşlü zamiri daha da kuvvetlendirmek istersek selbst veya selber (kendi) kelimelerini kullanabiliriz.


 


Örnegin,


- Er stellt sich selbst vor.

- O kendi kendini taktim ediyor.


- Du gefällst dir selbst.

- Sen kendi kendini beğeniyorsun.


- Ich schäme mich selber.

- Ben kendi kendime utanıyorum,


- Hilf dir selbst, dann hilft dir Golt.

- Kendi kendine yardım et, sonra sana Allah yardım eder.

 

Konu ile ilgili başka örnekler:


- lch kann nicht immer Spass vertragen.

- Ben her zaman şaka kaldıramam.


- Er kann keinen Spass vertragen.

- O şakaya dayanamıyor.


- Wir wollen uns wieder vertragen.

- Biz tekrar geçinmek  istiyoruz.


- lch habe mich geirrt.

- Ben şaşırdım.


- lch verstelle mich nicht.

- Ben numara yapmıyorum.


- Zwei Brüder wollen sich wieder vertragen.

- İki kardeş tekrar geçinmek istiyorlar.


- Er ist nicht krank, er verstellt sich.

- O hasta değil, numara yapıyor.


-  lch stelle das hierhin.

- Ben bunu buraya koyuyorum.


- lch möchte Ihnen eine Frage stellen.

- Ben size bir soru sormak istiyorum.

 

Almanca da stellen girmiş olduğu cümle ve kullanılmış olduğu yere göre ayrı ayrı  anlama sahiptir.


1.  stellen: (an) kelimeciği şahıs zamirlerinin dativ hali ile beraber stellen’in önünde bulundukları zaman, benim yerime, senin yerine manalarına gelir.

2.  stellen: bir şeyi bir yere koymak.


- Ben valizimi buraya koyuyorum.

- lch stelle meinen Koffer hierhin


- Frage stellen: soru sormak. (şahıs zamiri Dativ hali )


- lch möchte dir eine Frage stellen.

- Ben sana bir soru sormak istiyorum.


- Darf ich Ihnen eine Frage stellen?

- Size bir soru sorabilir miyim?

 

Bu şekildeki cümleler tanıdıklar arasında kullanılır. Tanımadığınız kişiler ile ise.



- Size bir şey sorabilir miyim?

- Darf ich Sie etwas fragen? 


sich stellen: teslim olmak.


- Er hat sich freiwillig der Polizei gestellt.

- O gönüllü olarak polise teslim oldu.


sich vorstellen de kendini  taktim,   etmekten başka tahmin etmek, zannetmek anlamlarına da gelir.


- O kendini taktim ediyor.


- Er stellt sich vor.


- Siz Türkiye'nin ne kadar güzel olduğunu tahmin edemezsiniz.

- Sie können sich nicht vorstellen, wie schön die Türkei ist.

 

- Ben sizi babama taktim etmek istiyorum,

- lch möchte Sie meinem Vater vorstellen.


- Bunu sanmam, tahmin etmem.

- Das kann ich mir nicht vorstellen.

...



Kullanıcıların Yorumları