Dativ (-e hali)

Yorumlar · 78 Görüntüleme

İsmin -e halinde artikellerin değiştirilmesi suretiyle yapılır. Wo (nerede) ve Wem (kime) sorularina cevap veren cümleler Dativ dir.

ismin -e halinde Artikeller tablosu asagidaki gibidir.

 

ismim halleri 

der / erkek

die / disi

das / nötr

Nominativ (yalin hal)

Wer,Was?

der

die

das

 

 

ein

eine

ein

Akkusativ (-i hali)

Wen,Wohin?

den

die

das

  

einen

eine

ein

Dativ (-e hali)

Wo (nerede) ?

dem

der

dem

 Wem  (kime)?

einem

einer

einem

Olumsuzluk

 

keinem

keiner

keinem

 

Kisaca anlatmak gerekirse ismin halleriyle ilgili oldukça değişik durumlar olduğunu farketmiş olmalisiniz. Cok pratik ve aliştirma yaparak konuyu çabuçak anlayabilirsiniz. Diger grammer konularinda daha çok örnek bulabilirsiniz.

 

 

Almanca’da ismin (e) hali şu ana kadar diğer hallere göre biraz farklılık gösterir. Özellikle bu fark bazı isimlerin (e) hallerini yapılırken  EDAT’a ihtiyacımız duyulmasıdir. O halde, bir ismin (e) halini yapabilmemiz için :

        

a ) Artikeller

b ) Edatlar dan istifade ederiz.

 

nach Süden                 - güneye

in dem Wald               - ormanda

 

isimleri e haline getirdigimizde isimler wo ? (nerede) Wem ? (kime) sorularindan birine cevap vermelidir. Örnegin; Masa - Masaya, Okul - Okula, Adam - Adama gibi.

 

a ) Artikellerde olan değişim :

 

Bir ismin Artikeli DER veya DAS ise bu her iki ismin artikelide "DEM" olur.

            

Buna göre :

der - Dativ yapılırken DEM olur

das - Dativ yapılırken DEM olur 

die - ise Dativ halde DER olarak değişir.

 

der Schneider  – terzi

dem Schneider  – terziye

 

das Radio  – radyo

dem Radio  – radyoya

 

das Fenster  – pencere

dem Fenster  – pencereye

 

der Mann  – adan

dem Mann  – adama

 

die Frau  – kadın

der Frau  – kadına

 

die Dame  – bayan

der Dame  – bayana

 

der Garten  – bahçe

dem Garten  – bahçeye

 

das Kind  – çocuk

dem Kind – çocuğa

 

der Tisch  – masa

dem Tisch  – masaya

 

der Lehrer  – öğretmen

dem Lehrer – öğretmene

 

İsmin (e) , yapılırken tariflerde yapılan bu değişimin yanında isimler kendi bünyelerinde hiçbir değişikliğe uğramazlar.

 

Yalnızca bazı der ve das Artikeli alan isimler, sonlarına (e) ekini alırlar. Bu ek bilinmesi gereken ama günlük gramerde fazla kullalmayan bir ektir.

 

Örnegin :                

das Kind  – çocuk

dem Kind  – çocuğa

dem Kinde  – çocuğa da olduğu gibi.

Almanca’da dilbilgisinde çok heceli isimlerle, kuvvetli guruba giren, der ve das Artikeli alan isimler sonlarına  (e) takısı almazlar.

Dativ hali yapılırken ismin Artikeli ne olursa olsun, o isme ait olan Artikel değişikliğe uğramaktadır. Bu değişim ise yukarıdaki tabloda belirttiğimiz gibi ;

 

der - DEM

das - DEM

die - DER

 

Konu ile ilgili Örnekler:

- Ben bileti biletçiye gösteriyorum. / Ich zeige dem Schäffner die Fahrkarte.

- der Schäffner – biletçi

- die Fahrkarte  – bilet

- O ehliyeti polise gösteriyor. / Er zeigt dem Polizist den Führerschein.

- der Führerschein – ehliyet

- Öğretmen öğrencilerine gelecek için iyi günler diliyor. / Der Lehrer wünscht dem Schüler alles Gute.

- Dede, çocuğa masal anlatıyor. / Der Grossvater erzählt dem Kind ein Märchen.

- erzählen – anlatmak

- Märchen – masal                 

- Ben adama hak veriyorum. / Ich gebe dem Mann Recht.

- Anne çocuğa ninni söylüyor. / Die Mutter sing dem Kind Schlaflieder.

- singen – şarkı söylemek

- Schlaflieder – ninni

- O köpeğe ıslık çalıyor. / Er pfeift zum Hund. (der Hund ; zu dem = zum)

- pfeifen – ıslık çalmak

- İlaç hastaya iyi gelmedi. / Das Medikament ist dem Mann nicht gut bekommen.

- das Medikament – ilaç

- O kadına inanmıyor. / Er glaubt der Frau nicht.

- glauben - inanmak

- O kadına güzel şeyler satın alıyor. / Er kauft der Frau schöne Sachen.

- kaufen – satın almak

 

Verben mit dem Dativ: (-e hali gerektiren fiiller)

Fiilden "birisine","bir şeye" anlamı çıkarıyorsak, bu fiilin -e hali olduğunu anlarız.

 

Örnekler:

- antworten: birisine yanıt vermek
- Ich antworte dem Lehrer. Ögretmene  cevap veriyorum.

- Wem (Kime)  cevap veriyorum. Ögretmene. Kime sorusuna cevap verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.


- passen: bir şeye uymak,yakışmak
- Die Hose passt der bluse gut.  Pantolon bluza iyi uyuyor.

- Wem (Kime)  iyi uyuyor. bluza. Kime sorusuna cevap verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.

 

- Stehen : durmak, (buradan edatlar konusuna bakiniz)

- Der Computer steht unter dem Tisch. Bilgisayar masanin altinda duruyor.

- Wo  (Nerede)  duruyor. Masanin altinda. Bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.

- Nerede sorusuna cevap verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz.

 

keine Frau (bir kadın değil) Akkusativ (-i hali)

keiner Frau (bir kadına değil)  - Dativ (-e hali)
das Kind (çocuk)
Akkusativ (-i hali)

dem Kind (çocuğa)  - Dativ (-e hali)

 

der Schüler (öğrenci) Akkusativ (-i hali)

dem Schüler (öğrenciye)  - Dativ (-e hali)
kein Arzt (bir Doktor degil)
Akkusativ (-i hali)

keinem Arzt (bir Doktora değil)  - Dativ (-e hali)


die Frau (kadın) -  Akkusativ (-i hali)

der Frau (kadına) - Dativ (-e hali)
ein Haus (bir ev) 
Akkusativ (-i hali)

einem Haus (bir eve)  - Dativ (-e hali)


Auf dem (der) Tisch. (Masanin Üzerinde)

 

eine Frau (bir kadın) Akkusativ (-i hali)

einer Frau (bir kadına)  - Dativ (-e hali)

danken: teşekkür etmek 

Ich danke dem Lehrer. / Ögretmene tesekkür ettim
helfen: yardım etmek                 

Mein Bruder hilft mir nicht. / Kardesim bana yardim etmiyor.
befehlen: emretmek                   

Ich befehle es dir! / Sana emrediyorum !

zu/hören: dinlemek                   

Die Schüler müssen den Lehrern zuhören. / Ögrenciler ögretmenleri dinlemek zorunda.
vertrauen: güvenmek                 

Vertraue ihm bitte nicht. / Ona güvenme lütfen
gehören: ait olmak                   

Das Auto gehört unserem Nachbar. / Bu araba komsumuza ait.

gefallen: hoşuna gitmek             

Die Suppe ist mir sehr gut gefallen. / Corba cok hosuma gitti.
schmecken: tadı hoşuna gitmek   

Der Salat schmeckt mir nicht. / Salatanin tadi hosuma gitmedi.
gratulieren: tebrik etmek, kutlamak          

Ich gratuliere dir  zum Geburtstag. / Dogum gününü kutlarim.
glauben:   sanmak, inanmak       

Ich glaube dir nicht. / Sana inanmiyorum

 

Yorumlar